Ferdi Demir - ELENA (KPiBT #1 Alıntılar)

''Yerli ve yabancı kitapları ayrı ayrı dizmemiştim. Kitaplarım kitaplıkta kaynaşsınlar istiyordum. Dil, din, ırk, renk ayrımı yoktu benim kütüphanemde. Kardeşçe yaşıyorlardı bir arada ve eminim sonsuza kadar bu birliktelikleri bozulmayacaktı. Biz insanların asırlardır yapamadığını kütüphanedeki kitaplar çoktan başarmışlardı.'' (sayfa 22)



♥ - ♥ - ♥

''Gerçek insanlardan daha saygılılardı, en yakınınızdaki arkadaşınızdan daha vefalılardı. Bıraktığınız gibi bulabiliyordunuz onları mesela, hiç değişmiyorlardı. Size de hiç zararları dokunmuyordu onların.'' (sayfa 27)

♥ - ♥ - ♥

''Salıver gitsin hüzünlerini
Yüzünedeki gülüşlerini paylaş benimle
Bir tutam umut sar benim için...'' (sayfa 65)

♥ - ♥ - ♥

''Ne zaman içimde dindiremediğim bir özlem olsa kelimelerden kurulu bir gökyüzü çizerdim; bulutların üzerinde uyur, gökyüzünü yorgan yapardım kendime. Yıldızlı gecelerde arardım çocukluğumu; harflerden Samanyolu çizer, bir bir kayardım yıldızlardan yeryüzüne doğru. Satırlardan dünyam vardı benim ve ben o dünyada huzurla nefes alabiliyordum.'' (sayfa 65-66)

♥ - ♥ - ♥

''Yanımda kocaman bir valiz, içi tıka basa dolu... Peki ya içimdekiler? İçimde saklı duyguları sığdırabilir miydim kocaman bir valize? Onları da yanımda mı götürmeliydim yoksa şu koca şehre mi emanet etmeliydim? Peki ya ardımda bıraktıklarımı taşıyabilir miydi şu gökyüzü?'' (sayfa 68)

♥ - ♥ - ♥

''Her gidiş bir ayrılış değildi aslında, daha sert rüzgârlarla dönmek için gitmek lazımdı bazen. Döndüğümde daha büyük bir kalp çarpıntısıyla işitecektim kuşların kanat seslerini ve bu şehrin her sokağında kalbimin dalgaları vuracaktı kaldırımlara...'' (sayfa 68)

♥ - ♥ - ♥

''... Bazı insanlar dokunamadan severdi. Dışlarında yaprak bile kıpırdamazken, içlerinde fırtınalar kopardı onların.'' (sayfa 88)

♥ - ♥ - ♥

''Giderdik ama hiç düşünmezdik geride bıraktıklarımızı. Onlara hiç sormazdık gidenin ardından kalan olmanın nasıl bir duygu olduğunu. En çok da çocuklar ezilirdi bu vedaların enkazında. Giden çocukların ruhunda onulmaz yaralar açardı bu vedalar.'' (sayfa 91)

♥ - ♥ - ♥

''Aşk; susuz kuyularda kurtarılmayı beklemekti sabırla. Zindanlara atılıp sevdiğinin hayalini katık yapmaktı günde üç öğün. Sessiz bir çğlıktı aşk, dünyalara haykırdığımız.'' (sayfa 126)

♥ - ♥ - ♥

''Bir aşk bu kadar mı kaderin ağlarına takılırdı? Hangi sevda masalında ilahi emir bu kadar güzel göstermişti ki yansımasını? Ve ben belki de bana verilmiş en güzel rolü oynamıştım bugün hayatta.'' (sayfa 131)

♥ - ♥ - ♥

''Ona sahip olma duygusu mu yoksa bu yolda ona ulaşma çabaları mıydı güzel olan bilmiyordum ama bildiğim tek şey aşkın bir tür sınanma çeşidi olduğuydu...'' (sayfa 135)

♥ - ♥ - ♥

''Aşk; bütün varlığı onda yok etmekti ve ben şimdi var olan her şeyi onun bir tel saçında bir bir yok ediyordum.'' (sayfa 141)

♥ - ♥ - ♥

''Aşk; bir cemre ihtimaliydi aslında, düştüğü her gönlü kara kışlardan bahara ulaştıran. Ve ben şödi hasretken bahara, gönlüme düşecek cemreyi bekliyordum ömrümün kışında...'' (sayfa 145)

♥ - ♥ - ♥

''Öyle güzel yürüyordu ki, giderken kaç ömür götürüyordu peşinden haberibile yoktu.'' (sayfa 154)

♥ - ♥ - ♥

''Tatile bile gitsem yolculuklar hep hüzün barındırırdı bende. Ne zaman bir yol görünse ufukta, içimde bir gurbet peyda olurdu.'' (sayfa 159)

♥ - ♥ - ♥

''Gülüşümdeki kalabalığa aldanma benim. İçimde mahşeri bir yalnızlık var...'' (sayfa 184)

♥ - ♥ - ♥

''...Gözlerine tutundum her engebede...'' (sayfa 193)

♥ - ♥ - ♥

''Her insan bir sırdı çözülmeyi bekleyen...'' (sayfa 202)

♥ - ♥ - ♥

''Her şey sen buralarda... Alnımda çizgi çizgi gülüşlerin, yanızlığımda mahşeri kalabalığın... Mevsimler geçiyor ömrümden, her köşe başında sana dönüyor umutlarım.

Buğulu penceremde adın, sessiz bir çığlıksın dünyalara haykırdığım... Yokluğunda yangın yeri gibi yüreğim, senin için aldığım her nefesim!

Her şey sen buralarda... Yüzümde bakışının gölgesi, bahçemde yanağına özenen güller, ekmeğimde hasretinin küfü... İçimi yakan bir ayaz vuruyor pencereme, kara kaplı bir deftere adını yazmışım defalarca. Hasretin arsızlaşmış artık, yüzüme vuruyor yokluğunu. Amansız yakalıyor yine beni, düşürüyor tenha bir umutta pusuya. Dilimin ucunda bir küfür, yokluyor sabrımın sükûnetini. Sağır sultan bile duyuyor, sessizliğe haykırışlarımı...

Her şey sen buralarda... Ellerimde nasırlaşmış hayallerin, yarınlarımda ıslattığın yağmurlar... Sana benziyor güneşi sarısı, sen gibi kokuyor penceremdeki limon çiçekleri. Soğuk bir yangında közlenmiş sevda kırıntıları. Bir papatya ihtimalinde buluyorum kendimi, koparıyorum tek tek sensizlik yapraklarını. Bir bahçıvan kovuyor beni, alıp başımı gidiyorum, senin olmadığın diyarlardan.'' (sayfa 204) 

♥ - ♥ - ♥ 

''Bu kitabın yer satırı, her kelimesi, her harfi ona olan sevdamın şahididir.'' (sayfa 223) 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder