Selvi Atıcı - PİNOKYO'NUN RÜYASI




Ömerciğim, benim çikolatam çekmecede değil. Almayı unutmuş olabilir misin ki? 

Merhaba, arkadaşlar! Keyifleriniz nasıl? Ben feci hastayım. Battaniye altından çıkamıyorum falan ama bu kitabı yorumlamasam ayıp edecektim. Hiç vakit kaybetmeden başına oturmam iyi oldu. 

‘’Gazel sevinçle uzanıp yanağına öpücük kondurdu. O, Ömer, birçok kadını bakışlarıyla fethetmiş olan adam, bu küçük dokunuşla erimişti.’’ 

Selvi Atıcı kalemini çok fazla seviyorum. Gerçekten. Duygular yoğun bir şekilde işleniyor, karakterler fazla özgün (Deryal’in takıntılarını bilmeyen var mı?), kurgular etkileyici, anlatım akıcı ve insanı sıkmıyor. Sıkmak mı? Aşık oluyorsunuz, yahu! Üzüntü de, eğlence de, aşk da, tutku da, heyecan da tam kıvamında. E ben daha ne isteyeyim?

‘’Ruhu ağır duyguların verdiği gerginliği kaldıramayacak kadar hasarlıydı.’’
 




Önceliği kitabın iki ana karakterine vermek istiyorum. Ömer serseri doktorun teki. Çapkınlığıyla tüm hastanede ün salmış durumda. Rahatlığı, kendinden emin oluşu, umursamazlığı, pervasızlığı ve her çiçekten bal almaya gönüllü olması, hatta gönüllü olmakla kalmayıp her çiçekten bal alışı o kadar tatlı ki. Taktığı gözlükleri de tatlılığına ayrı bir artı katıyor. Kendisine tatlı dediğimi duysa kızar mı? Tatlı olduğu kadar seksi olduğunu da söylersem kızmaz sanırım. Hele de o dövmesiyle ne kadar seksi olduğunu tartışmaya başlarsak saatler sürebilir. O meşhur dövmesinin ne olduğuma dair ipucunu en başlarda görebiliyorsunuz gerçi ama yine de ben aşırı merakla açıklanmasını bekledim. ♥ Ah yeşil gözleri… Aşırı sevilesi! Resmen kıkır kıkır kıkırdadım onu okurken. Kendi geçmişiyle ilgili bazı sorunları var. Kitabın sonuna kadar çözülüp çözülemeyeceğini merak ederek okuyorsunuz. Bu da işe ayrı bir heyecan katıyor.

‘’Titreyen bedeninin hissini ellerinde hissediyordu. Bedeni titriyordu. Bir yaprak gibi titriyordu. Ömer ellerini açıp baktı. Yıkamasa his orada kalır mıydı?’’
Şunun yeşil gözlüsünü ve gözlüklüsünü düşünün bi' ♥
Merak mı dedik? Konu merak olduğunda aklıma gelen ilk isim, beyaz teni ve siyah saçlarının tezatlığıyla Ömer’i büyüleyen Gazel. Tam bir çikolata delisi. Onun başına gelen gizemli olaylar kitabın daha ilk girişinde bile kafamda soru işaretleri oluşturdu ve tüm gerçekleri öğrenene kadar içim içimi yedi. Çok zorlu şartlar altında yaşamış Gazel ve tam pes etmişken karşısına Ömer çıkıyor. Biraz da yalancık yapıyor olabilir mi? Çünkü Doktor Ömer ona Pinokyo diyor!
  
‘’Genç kızın dudakları titredi. ‘Gereğinden fazlasını yaşadım.’ Ömer karşısında kirece dönmüş bir yüzle dururken devam etmek zordu. ‘Daha fazlasına gücüm yok.’’’

İkisini ve ikisinin arasındaki çalkantılı ilişkiyi çok sevdim. Acı çektiler diyebilirim, evet. Benim de çok üzüldüğüm, Ömer'in hislerini okuyup duygulandığım yerler oldu. Zaman zaman ikisine de çok kızdım, buna da evet. Ama her şeye rağmen çok güzellerdi. Ayrıca Ömer’in serseri ruhunun altında çok ince düşünceli bir adam yatıyor. Her gün Gazel’in çikolatasını çekmeceye koymayı unutmuyor, onun için alışverişe çıkıyor, onu hayata tekrar hazırlamak için çabalıyor… Kıskanmam normal, değil mi? Normal olmalı!

‘’’Çünkü ev sen olmayınca çok boş geliyor. Çünkü önüme gelen herkesle kavga etmeye başladım. Çünkü günlerdir senin yatağında yatıyorum. Çünkü manyak gibi senin tişörtünü koklayıp duruyorum. Çünkü dakikada üç kez telefonumdaki resmine bakıyorum. Çünkü bombok durumdayım. Çünkü seni acayip özledim.’…’Çekmeceyi çikolatalarla doldurdum.’’’

‘’Onu izlemek bile tarifi mümkün olmayan delice bir zevkken, gözlerini ondan kaçırmıştı.’’

Kitaptaki yan karakterlerden biri olan Deniz’e uyuz oldum. Sebebini okuyanlarınız zaten biliyor, okumayanlarını ise okursa öğrenecekler. Ama tam bir nefretlik. Hiç sevmedim. Keşke ölse. -,-

Olaylara değinmeden neler diyebilirim emin olamadım. Hâlâ Deryal’in yeri bende bambaşka ama Ömer de listeye girdi. :D Deryal demişken… Özlemişim takıntılarına hayran olduğum adamı ya! Tekrar açıp okumam gerektiğini fark ettim. Adem ve Şirin’e olan merakım daha da arttı. Kimliksiz'de onları da okumuştum ama ayrıca da merak etmedim desem yalan olur.
Tereddütte kalmadan alıp okuyun. Cidden. İki tarafın da kendilerine özgü acıları, kendilerine göre engelleri, kendilerine göre sırları var ve bunlar romantik bir aşkla harmanlandığında ortaya böyle güzel bir şey çıkıyor. Okuyun, okutun.

‘’Ömer bileğine uzandı. Bilekliği narin bileğine takıp bir süre izledi. ‘Senin teninde olduğu için çok güzel.’ Gözlerinin içine baktı. ‘Sadece sende güzel!’’

Güzel yazarımızın kalemine, emeklerine sağlık. Yine bir mükemmel eserinin etkisinde bıraktı beni. Dillerden düşmeyen Gitme de çıksa da okusak artık.

‘’’Sana söyledim. Nefes almak için sana mecburum.’ Alnını, şakaklarını ve saçlarını öptü. ‘Ruhumu sende unutmuşum. Senden nasıl vazgeçebilirim?’’
 

2 yorum:

  1. Simoşummm çok tatlı olmuş yorum <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa çok çok teşekkür ederim Çisem ablaam <3 :* :D

      Sil