KEFARET - Simon Toyne (KPiBT #5 - Kitap Yorumu)


Veee bugün de ben! Merhabalar, nasılsınız? Kefaret'in yorumuyla karşınızdayım. *-* Umarım seveceğiniz ve faydalı bir yorum olur. :D Kitabımız hakkında bir bilginiz yoksa, ön okuma için bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Nemesis Yayınları'nın Kefaret için yaptığı reklamlar, paylaşılan tanıtım filmeleri ve afişler daha kitap çıkmadan beni meraka sürüklemişti. Bu turu da büyük bir heyecanla aldık açıkçası. İyi ki de almışız!

İç tasarım çok güzeldi. Cidden. Bölüm başlarındaki uçak motifleri, cilt... Yayınevinin emeklerine sağlık!


Kitaptan bahsetmek istemiyorum çünkü mutlaka spoiler veriyorum. Elimde değil, gerçekten. O yüzden diğer Kırmızı Pelerinliler her defasında beni uyarıyor. Direk kitap hakkındaki yorumuma geçmem en sağlıklısı. ^.^

Simon Toyne'nin dilini ben beğendim. İnsanı okurken tıkamıyor, kolayca okunabiliyor. Ama kurgusu o kadar... O kadar geniş çaplı, derin ve ilginç ki, hemen okuyamıyorsunuz. En azından ben hemen okuyamadım. Odaklanmak ve sakin kafayla okumak gerekiyor. Karakterlerin birbirleriyle bağlantılarını çözmek için bile oturup düşünmek gerekebiliyor. Biraz beyin jimnastiği bana iyi geldi. *-*


Kitabın içindeki her karakterin kendine ait bir hikayesi, bir gizemi var ve bu beni daha da meraklandırdı. Bir önceki gün paylaştığım karakter rehberinde sadece ismi çok fazla geçenlerden bahsettim ama kitapta çok fazla karakter var. Çok fazla. Bir süre sonra "Bu kimdi ya?" sorusu beni dürtüklüyor ama hepsinin ayrı bir görevi olduğu için bu hiçbir sorun yaratmadı.


Kefaret Kasabası'nın kuruluş hikayesi başlı başına bir roman konusu. Kitap içinde kitap okuyorsunuz gibi bir şey. Jack Cassidy beni dehşete düşürdü. Kasabanın ismi bile bu hikaye hakkında ipuçları veriyor bence.

Ve kitabın adında da ismi geçen baş karakterimiz Solomon Creed... Size şu kadar söyleyeyim, ben kitabın sonunu ilk başta anlamayıp saatlerce kafa patlattıysam bunun sorumlusu Solomon. Bu adam kim? Neyin nesi? Nereden geldi, neden geldi? Bu adamı kim gönderdi? Okuyun, eğer siz de ilk başta anlamazsanız gelin sarılalım. Yukarıda da dediğim gibi, çok derin bir kurgu ve sonunu anlayabilmek için parçaları birleştirmeyi iyi bilmek gerekiyor. Ve ayrıca Solomon, o bembeyaz tenini çok kıskandım!


Kasabanın sorumlu kişilerinin gerçek yüzlerini çözmeye çalışmak, olayları kavramak, silahlı çatışmalar, cinayetler, bilinmezlikler, sırlar... Kitap bittiğinde derin bir nefes aldırıyor. Altını çizdiğim cümleler çok fazlaydı. Facebook tur sayfamızdaki alıntılar bunlardan sadece bazıları. Gerçekten düşündüren ve gerçeklere parmak basan alıntılar var.

Bunları bir arada okuyucuya sunmak zor bir iş olmalı ve Simon Toyne bunu çok iyi başarmış. Ayrıca kitabımızın yazarı çok da mütevazı. *-* Turumuz hakkında ondan destek almak çok hoştu. Bu ince davranışı Kırmızı Pelerinliler olarak bizi çok mutlu etti. Teşekkürlerin en büyüğü de Toyne'ye! :D

Daha fazla uzatıp okuyanları sıkmak istemiyorum. Ama ben sevdim, beğendim, meraklandım, dehşete düştüm, arada biraz da ürktüm. Aksiyon, gerilim ve heyecan türü kitaplar okumak isterseniz Kefaret tam da size göre!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder