CUMAYA KADAR SÖZÜM SÖZ - Catherine Bybee (KPiBT #6 - Alıntılar)

Alıntı seçmek çok zordu! O kadar fazlalar ki ayıklamak beni zorladı. *-* Bakalım seçtiklerimi beğenecek misiniz? ❤




⏪◀⚫▶⏩


"İstediği hayat buydu; stres olmadan, dikkat çekmeden yaşamak... Bir dükle ailesini uykusunda bile koruyabilirdi. Hatta sarhoşken yattığı, kalktığında odanın etrafında döndüğü bir uykuda bilr koruyabilirdi. Geçmişte tanıdığı insanlar ona vaktini boşa harcadığını söylerlerdi.

Ama harcadığı vakit kendinindi sonuçta.

Geçmişteki o insanların anılarını zihninden atıp kafasını geriye yatırdı ve gözlerini kapadı."


⏪◀⚫▶⏩


"Belki de sana çocuk olmadığımı hatırlatmam gerek."

Neil'ın gözleri onun vücudunda hızla dolaştı. "Bunu hatırlatmana gerek yok."


⏪◀⚫▶⏩


Neil birasını tekrar kaldırdı ama o daha bir yudum alamadan Gwen şişeyi elinden alıp kafasına dikti.

Ardından Eliza ve Karen'ı gururlandıracak bir hareketle şişeyi eline tutuşturup bacaklarının arasına girdi.

Neil'in çenesi yine seğirdi.

Neil'ın saf kokusu olan keskin misk kokusu, bütün algılarını işgal ederken Gwen elini onun bacağına koydu. "Benim düşüncem bu, Neil... Ya geri çekil ya da öne çık."


⏪◀⚫▶⏩


Neil kollarını tekrar ona sarıp tabancayı aldı ve iki atış daha yaparken etkiyi azaltmak için onu tuttu. Gwen sonraki ellerde hedeflere yaklaşsa da yine kaçırdı. Hazne boşaldığında Neil ellerini onun omuzlarına koyarak arkasında durdu. Gwen bir anlığına hareketsiz durup tanıştıkları günden beri bıkıp usanmadan fanteziler kurduğu adamı hissetmenin ve kokusunu duymanın tadını çıkardı.
...
Kulaklıklarını çıkartıp Neil'in kolları arasında döndü.
Neil ona nadir tebessümlerinden birini bahşetti.

"Eh, Mac, ders için teşekkürler..."

Neil geri çekilmemiş, ellerini onun kollarından çekmemişti. Bu kadar yakınken Gwen güneş gözlüğüne rağmen onun gözlerini görebiliyordu. Neil direkt olarak gözlerine bakıyordu.

Kalbi göğsüne bir tekme atıp tüm vücuduna sinyaller göndermeye başladı. Neil elini onun yüzüne kaldırıp başparmağını çenesinde dolaştırdı.

Gwen onun kendisini öpmesini öyle istiyordu ki... Bir an için onun kendisine doğru geldiğini hissetti ama sonra adam bir parmak şaklatılmış gibi geri çekildi. Bakışlarını, vücudunu, ellerini çekti.

"Gitmemiz lazım..."

İçinde bu kadar kırık ne vardı da böyle geri durmasına neden oluyordu?


⏪◀⚫▶⏩


Midesi ağrıyordu. Gwen'in çiçekli şampuanının kokusu kafasının içine yerleşmiş ve kök salmaya başlamıştı. Artık marketlerde süslü şampuanların olduğu bölüme her baktığında aklına Gwen gelecekti.


⏪◀⚫▶⏩


Kollarını ona sararak kendisine işkence etmişti. Gwen'in minik vücudu onunkine mükemmel bir şekilde uyuyordu. Gerçi bu önemli olmamalıydı.


⏪◀⚫▶⏩


Neil'in boğazından nadir bir kahkaha yükseldi. "Evet, onlardan."

Gwen'in ona gülümsemesini gördü ve kahretsin ki o gülümsemede eriyip gitmek, hayatındaki berbat şeyleri unutmak istedi.


⏪◀⚫▶⏩


Kendisiyle çıkmaları için birkaç erkekle görüşseydi, ona göz kulak olan adam nasıl hissederdi acaba?


⏪◀⚫▶⏩


Gwen onun merdivenden koşarak çıkmasını duydu. Neil attığı bir tekmeyle kapıyı kırıp duvara gönderdi.

Gwen tabancasını yatağa atıp Neil'in onu bekleyen kollarına koştu.

Neil'ın devasa kolları onu sardığında kendisini güvenli bir kozada gibi hissetti.

"Sorun yok."

Gwen onu daha da sıkıp yüzünü göğsüne gömdü.

"Şşt, sorun yok."


⏪◀⚫▶⏩


"O halde bana güvenmelisin. Ve orada kalmalısın. Aileni güvende tut."

"Gwen benim ailem."

"Biliyorum." Ama Neil için Gwen çok daha fazlasıydı.


⏪◀⚫▶⏩


"Neil?" Neil ona bir bakış atıp gözlerini tekrar yola çevirdi. "Ne yapıyorsun?"

Neil direksiyonu sıktı ama bir dakika boyunca hiçbir şey söylemedi.

"Geri çekilmek bir seçenek değildi."


⏪◀⚫▶⏩


"Bu yine de birilerinin sana ulaşmak için beni kullanmak istemesinin nedenini açıklamıyor. Sen ağabeyimle çalışıyorsun ve yanından geçtiğimde bana ikinci kez bakmıyorsun bile."

Bakıyordu, hatta bakmaktan öteye geçiyordu. Ve biri bunu fark etmişti.


⏪◀⚫▶⏩


"Çöller kâinattaki en güzel manzaralardır."


⏪◀⚫▶⏩


Tam da fantezelerindeki, topuklu ayakkabılar giyip büyükmüş gibi davranan kızlara benzemişti.

Neil'in kanı beyninden belinin altına hücum etti.

"Bakakaldın, Neil..."

Neil yutkunup ona doğru bir adım attı. Topuklu ayakkabılar sayesinde boyu kendisine biraz yaklaşmıştı ama yine de birkaç santim aşağı bakmak zorunda kalıyordu. Elini uzatıp kremsi göğüsleri ortaya çıkana kadar gömleğin düğmelerini çözerken Gwen tamamen hareketsiz kaldı.

Neil dudaklarını yalayıp parmaklarının arkasına değen yumuşak tene aldırmamaya çalıştı. Sonra gömleğin alt kısmını tutup oradan da birkaç düğmeyi açtı ve iki yanı birbirine bağlayarak Gwen'in dolgun göğüslerinin altına sokuşturdu. Sonra geriye çıkıp göbeği açılmış Gwen'i süzdü.

"Mükemmel..."


⏪◀⚫▶⏩


"Beni şaşırtıyorsun, Prenses."

"Gerçekten mi? Nasıl?"

"Böceği eline alıyorsun, fahişeler gibi flört ediyorsun, bir leydi gibi giyiniyorsun ve tüm varlığınla sevişiyorsun."


⏪◀⚫▶⏩


"Yapma, Blake... Eğer Gwen gerçekten tehlikedeyse onu Neil'den daha iyi kotuyabilecek kimse yok. Peşlerinde biri yoksa da en azından geçen yıl sürekli birbirlerine attıkları davetkâr bakışları bir sonuca ulaştıracak fırsatı bulurlar."

"Ben hiç davetkâr bakış görmedim." Kız kardeşinin cinsel şeyler düşündüğünü düşünmek teninin karıncalanmasına neden oluyordu.


⏪◀⚫▶⏩


"Ben içten de dıştan da sert biriyim Gwen. Sen ise bir prensi hak eden prensessin." Onun gibi birini hak etmiyordu. Geçmişi izin vermediği için geceleri uyuyamayan bir adamı hak etmiyordu.

Gwen avucuyla onun yüzünü tutarken yüzündeki gülümseme solmuştu. "Prenses, prensi değil; şövalyeyi istiyor."


⏪◀⚫▶⏩


Neil, bütün eşyaları almıştı. Elleri dolu olduğu halde eğilip ona küçük bir öpücük verdi.

Geri çekilirken Gwen'in gülümsemesi büyümüştü. "Bu ne içindi?" diye sordu.

"Bana güvendiğin için."


⏪◀⚫▶⏩


Bir adama âşık olmak bir şeydi, kendisini onsuz görememek başka bir şey... Neil, kendisinin de uyardığı gibi tehlikeli bir kumardı.


⏪◀⚫▶⏩


"Çok güzelsin, Gwen. Benim gibi bir adamın hak ettiğinden daha güzelsin."

Onun itirafı Gwen'in yüreğini sızlatmıştı. Gözlerini açıp ona baktı. "Sen her şeyi hak ediyorsun."

"Seni hak etmiyorum."


⏪◀⚫▶⏩


"Hayvanları öldürebilen bir kişi insanları da öldürebilir."


⏪◀⚫▶⏩


"Başka bir adamın sana dokunduğunu düşünmek bile istemiyorum," dedi Neil kulağına.

"Kimse... Kimse böyle dokunmadı."


⏪◀⚫▶⏩


Tüm insanlar aynı şeyi istemiyor muydu? Mutlu ve sağlıklı bir aile, yiyecek ve bir ev? Çocuklarının yeteneklerini geliştirerek büyüyebileceği ve kendi ailelerini kurabileceği bir dünya? Daha başka istenecek ne vardı ki? Neden savaşılıyordu? Gwen bunu hiç anlamıyordu.


⏪◀⚫▶⏩


"Senden önce ben kayıptım. Seninle bütün oldum."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder